SİTEMİZ NASIL YÖNETİLMELİDİR.
BİZİM İÇİN HERKES ÇOK DEĞERLİDİR ANCAK KİMSE VAZGEÇİLMEZ DEĞİLDİR !
(Bu yazı Kurucular Kurulu toplantısından önce, Sn Hulki Cevizoğlu’nun istifası ertesinde kaleme alınmıştır. )
……..
Partimizin coşkulu kuruluşunun üzerinden az bir zaman sonra bir istifa haberi hem parti hem de genel kamuoyunda bir moralsizliğe neden olmuş görünüyor. Özellikle interaktif alanda yapılan yorumlardan takip edebildiğimiz kadarıyla bugüne kadar yan çizmek isteyen herkesin kullandığı ortak bahane, bugüne dek girdiği tek siyasal mücadele sadece köşesinde oturup ahkam kesmek olanlar için bile sıradan bir sohbet konusu olmayı başarmış.
Bahaneler ortak “Rahşan Hanım kuşatılmış”…
Artık bu gayri ciddi bahane ve dedikoduya bir son vermek gerek… Demokratik Sol kimliği gaspeden ve şimdilerde zorla elinde tutmaya çalışanların geçmişte düştükleri kuyularda sarıldıkları bahanelerle, bugün istifa edip gidenlerin, dahası da birkaç TV izleyicisinin bahanesinin aynı olmasıyla ilgili elbette DSHP’nin de söyleyeceği şeyler vardır. Ama terbiyemiz, siyasal desturlarımız buna pek izin vermez.
Bu nasıl bir laubaliliktir; ömrünün yarısından çoğu rahat deri koltuklarda talimatlar, demeçler vermekle değil bizzat halkın arasında örgütlenme ve siyasal çalışmayla geçmiş bir insan için “kuşatılmış” demek?
Yani aslında “kuşatılmış” diyenlerle, “kuşatıldığı söylenen kişi” aynı şeyi düşünüyor ama “kuşatanlar” yüzünden anlaşmazlık yaşıyorlar.
Ah bu “kuşatanlar” olmasa (!)…
Bazısı gibi ahde vefası olmayan, bütün o çapsızlığına rağmen birkaç şakşakçının gazına gelip koltuğa oturduğu ilk gün kendini Bülent Ecevit sanan, talimatlarla adını önce duvarlara sonra da çakmaklara yazdıran, içerde başka konuşup dışarıda başka konuşan biri mi Rahşan Ecevit’le aslında aynı şeyleri düşünüyor?
Bazısı gibi birgün dediği ertesi gün dediğine uymayan,bugünlerde tabela partisine dönen örgütlerini hayali makamlar ve mavi boncuklarla idare etmeye çalışan, Bülent Ecevit’in yarım asırdan fazla bizzat yanında bulunan eşi için “Ecevit çizigisinde değil” diye saçmalayanlar mı Rahşan Ecevit’le aynı şeyi düşünüyor?
İstifasının anlık bir karar değil aslında cebinde duran bir seçenek olduğu açıklamasından anlaşılan, kendini örgütten daha üstün ve daha değerli gören, birkaç TV izleyicisinin “peşinizdeyiz” sözünü gözünde büyütüp bütün ülke çapında tek başına örgütlenmeyi başaracağını sanan, kendisine güvenmiş,inanmış,inanmasa bile umutla takip eden insanları daha 40’ı dolmadan yüzüstü bırakıp giden, örgütün ve partinin ne demek olduğunu anlamayanlar mı Rahşan Ecevit’le aslında aynı şeyleri düşünüyor?
Unutmayalım ki burada ömrünün yarısından fazlasını kesintisiz siyaset yaparak geçiren ve aynı zamanda onlarca ilkesizi,yalakayı,şakşakçıyı,entrikacıyı,iki yüzlüyü,makam ve mevki için her şeyi yapacak kişiliksizleri görmüş,tanımış,bunlarla mücadele etmiş bir insandan sözediyoruz.
“Kuşatılmış” sözü, tıpkı gıyabında bazılarının sarfettiği “O bize Bülent Ecevit’in emaneti” sözüne benzer biçimde gizli bir hakarettir.
Her iki yakıştırmanın görevi Rahşan Ecevit’in siyasal ve örgütsel yeteneklerini yok saymak, onu bütün siyasal kişiliğinden soyutlayarak sadece ev işleriyle ilgilenmesi , siyasetle uğraşmaması gereken bir “yaşlı kadın” olarak göstermektir. Onların asıl korkusu Rahşan Ecevit’in politik öngörüsü, siyasi tecrübesi, örgütlenme konusundaki keskin ve pratik zekasıdır.
Sınırını aşan her söze verilecek bir cevabımız mutlaka olacaktır !
Ülkemizin içinde bulunduğu bu vahim tablo karşısında, girdiğimiz zorlu mücadele içinde kimse kusurumuza bakmasın; bizim için her parti emekçisi ÇOK DEĞERLİ, ama kimse VAZGEÇİLMEZ DEĞİLDİR ! Siyasal hedeflerimiz ve örgütsel bütünlüğümüz karşısında bizi yolumuzdan alıkoyacak,vazgeçirecek, tökezletecek iç ve dış düşmanlarımıza karşı Partimiz kişilerin isimlerinden daha değerlidir.
Bugün bizler; acemi kaptanı daha ilk rüzgarda gemiyi terk etmiş bir geminin usta tayfası, eski yolcusu,deneyimli mürettebatıyız. Kaptan kaçtı diye biz de mi okyanusun ortasında gemiyi terkedeceğiz? Yoksa defalarca mücadele ettiğimiz büyük fırtınalarda olduğu gibi, bu hafif dalgalanma karşısında da görevlerimizin başında duracak, içimizden bir kaptan çıkarana kadar gemiyi ortaklaşa yöneteceğiz?
Bu gemi kaç kaptan gördü arkadaşlar? Bu gemi kaç fırtınada yol aldı, kaç buz kütlesini kıra kıra ilerledi. Her seferinde bu gemiyi yürüten isimsiz insanlar sizlerdiniz, bizlerdik!
Bu geminin kaptanlarının sadece isimleri değişir.
Rota aynı,gemi aynı.
Aynı hava, aynı azgın dalga, aynı fırtınalı deniz. Değişen bir şey yok !
Eski Genel başkanımızı şimdiden DSHP tarihinde bir sayfaya ayırıyoruz ve yolumuza ilk günkü heyecanla devam ediyoruz.
Bu coşkuyla Partimizin Kurucusu Sayın Rahşan Ecevit’i ve partimizin kurucular kurulunu, kurucu il başkanlarını ve isimsiz yüzlerce parti emekçisini selamlıyorum.
16.01.2010
Esin KURT
DSHP KURUCULAR KURULU ÜYESİ
DSHP ANTALYA İL BAŞKANI
Kategori: D.S.H.P


Yorumlar
Yorum yok
Yorum Yapın